reklam
reklam
reklam
reklam

‘Kadınlara sanki insan değilmiş gibi, bir oyundaki karakter gibi bakıyorlar’

hepsigundem

Administrator
Yönetici
10
Katılım
7 Ocak 2026
Mesajlar
20,708
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Yaş
38
Konum
İstanbul
Web sitesi
www.hepsigundem.com
Özellikle internette çok uzun vakit geçiren, bir sosyal çevreye sahip olmayan genç erkekleri kıskacına alan incel (involuntary celibate/istemsiz bekâr) altkültürüyle birlikte literatürümüze giren bir kelime daha var: Manosphere. İngilizce ‘man’ (erkek) ve ‘sphere’ (küre/alan) kelimelerinin birleşiminden oluşan kavram, Türkçeye ‘erkek küresi’ ya da ‘erküre’ olarak çevriliyor. Manosphere; erkekliğin yüceltildiği, toplumsal cinsiyet üzerine ayrıştırıcı içeriklerin üretildiği geniş bir dijital ağı tanımlıyor aslında. Geçen hafta Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan silahlı saldırı olaylarından sonra bir kez daha gündeme gelen bu gruplarda kadınlar sıklıkla tektip kalıplarla tanımlanıyor, ilişkiler keskin hiyerarşiler üzerinden okunuyor ve ‘erkeklik’ belirli güç göstergeleriyle sınanıyor. Lisede okuyan genç kadınlar, hemcinslerinin fiziksel özelliklerini, zekâsını aşağılayan, onları cinsel bir objeye indirgeyen ve hatta tacizi, tecavüzü meşrulaştıran bu eril dilin sosyal medyada, sınıf içinde ve gündelik iletişimde kendilerini ne şekilde etkilediğini anlattılar.

‘Ben bu standartları karşılıyor muyum?’

Bilge (15):
İnsanlar internette anonim oldukları için çok daha cesur davranıyor. Ne kendilerini gösteriyorlar ne de gerçekten kim olduklarını biliyoruz. Tek yaptıkları şey çoğu zaman zararlı şeyler söyleyip insanlara kötü hissettirmek. İnsana eksikmiş gibi hissettiriyorlar. Çünkü sürekli kızlar için, erkekler için ayrı ayrı standartlar koyuluyor ve insanlar da o standartları kovalamak zorunda hissediyor. Sosyal medyada özellikle kadınlara yönelik çok fazla nesneleştirme ve hakaret görüyorum. Mesela ‘FOID’ diye bir kelime var. ‘F’ female’dan geliyor, ‘OID’ humanoid’den, yani insansı demek. Kadınlara sanki insan değilmiş gibi, bir oyundaki karakter gibi bakıyorlar. Sosyal medyayı çok kullanmıyorum ama kullansam böyle yorumlar geleceğini biliyorum. Bu da insanı düşündürüyor: ‘Ben bu standartları karşılıyor muyum, insanlar benim hakkımda ne düşünür’ diye. Çok büyük bir korku değil ama bir endişe, bir panik hali oluyor.

‘Hayatı onlar kadar özgürce deneyimleyebilmek isterdim’

Burçe (18):
Erkeklerle bir arada olmak yaş aldıkça zorlaşıyor. Eskiden çok fazla erkek arkadaşım vardı. Ancak büyüdükçe yakın erkek arkadaşlarımla aramda bir uçurum oluştuğunu hissediyorum. Güldüklerimiz, üzüldüklerimiz birbirinden çok ayrışıyor. Sohbet ederken yaptıkları -kadın düşmanı söylemler içeren- bir esprinin ne kadar yanlış ve kırıcı olduğundan bahsettiğimde ‘oyunbozan’ oluyorum. Bu ‘oyunbozan’lık durumundan hoşnut olmayan arkadaşlarımla da yavaş yavaş aram açılıyor. Bu beni başta çok üzse de artık eskisi kadar canımı sıkmıyor. Çünkü ben kendimi geliştirmeye, farkındalığımı artırmaya çalıştıkça daha fazla okuyorum, araştırıyorum, sorguluyorum. Erkeklerin -en azından çevremdekilerin- bu anlamda bir kaygısı yok. Böyle olunca da dünyayla ilgili meselelerde fikir ayrılıklarımız oluşmaya başlıyor. Sosyal medyada bir paylaşım yapmadan önce, derste fikrimi belirtmeden önce ya da sokakta yürürken nasıl giyinmem, konuşmam gerektiğini üç kez düşünmekten çok sıkıldım. Bunları düşünmediğimde üstüme yapıştırılan etiketlerden daha da çok sıkıldım. Hayatı bir erkek kadar özgürce deneyimleyebilmek isterdim.

‘Kadın öğretmenlere duyulan saygı sıfırlanıyor’

Ceyda (18
): Manosphere kavramı Andrew Tate’in (fenomen) bir figür olarak hayatımıza girmesiyle oluştu bence. Başarıyı sadece kazandığı para, aldığı arabalar ve yanındaki kadınlarla tanımlayıp videolarında bu fikirleri ‘gerçek erkeklik’ olarak pazarlamasıyla büyük etki kurdu. Kadınların erkeklere verildiğini ve erkeklere ait olduğunu düşünen, kadınların oy vermemesini savunan, kendini mizojinist olarak tanımlamaktan gurur duyan bu kişinin Romanya ve İngiltere’de çocuk kaçakçılığı, tecavüz ve kara para aklama suçlamalarıyla yargılandığı gerçeği; paradan ve şöhretten çabuk etkilenebilen erkekler tarafından göz ardı ediliyor. Kadın düşmanlığının ırkçılıkla el ele gittiği bu yayınların asıl kitlesi erkek çocukları. Bu kompleks modern dünyada yaşadığı sorunlara kolay bir çözüm ve günah keçisi arayan bu çocuklara dünyadaki tek sorunun kadınların fazla hakka sahip olduğu düşüncesi benimsetiliyor. Aynı düşünce kadın öğretmenlere de yansıyor. Kadın öğretmenlere duyulan
saygı sıfırlanıyor, sözleri dinlenmiyor.

‘Kendi yaşıtım olan erkeklere bile tam anlamıyla güvenemiyorum’

Ela (15):
Bir kadın hakkında sanki sadece çocuk doğurmak, yemek yapmak ya da erkeğe hizmet etmek için varmış gibi konuşulması çok sinir bozucu. Bu durum beni korkutmaktan çok rahatsız ediyor ve düşündürüyor. Neden kadınlar sürekli erkeklerden ayrı bir yere konuluyor, neden erkekler üstün gibi gösteriliyor, bunu anlamıyorum. Bence bu durum bizim jenerasyondaki erkekleri de etkiliyor. Çünkü sürekli bu tarz şeylere maruz kalıyorlar. Aldatma, birden fazla kadınla ilişkide olma gibi şeyler sanki normalmiş gibi gösteriliyor. Bunlar bazı erkeklerin özendiğini ve uygulayabileceğini düşündüğü davranışlar haline geliyor. Açıkçası kendi yaşıtım olan erkeklere bile tam anlamıyla güvenemiyorum.

‘Acımasızca eleştirmeleri, beni üzüyor, kırıyor, öfkelendiriyor’

Melis (15):
Bu yıl sınıf başkanlığına aday oldum. Seçim günü öğretmenimiz tahtaya çıkıp konuşmamızı istedi. Sıra bendeyken sınıfın diğer erkekleri -neredeyse hepsi- beni dinlemedi. Öğretmenimizin uyarılarına rağmen sunum sırasında konuşmaya, diksiyonumla alay etmeye devam ettiler (Bazı konuşma güçlükleri yaşıyorum, heyecanlandığımda kelimeleri yanlış telaffuz edebiliyorum). Beni kırdıklarını, diğer -tümü erkek- adayları dinleyip beni dinlemediklerini söylediğimde de ciddiye alınmadığımı hissettim. Kırılmamı gerektirecek bir şey söylemedikleri konusunda direttiler. Nasıl hissedip hissetmemem gerektiğine karışmaları canımı iyice sıktı. Aynı arkadaş grubunun, aynı imkânlara sahip, anne-babaları arkadaş olan çocuklarız. Ancak onların bile beni duygularım, hislerim ve eksikliklerim üzerinden acımasızca eleştirmesi ve hor görmesi beni hem üzüyor, hem kırıyor hemde öfkelendiriyor.

‘Tükettikleri içerikler çok filtresiz oluyor’

Hale (16):
Erkek yaşıtlarımın kadın düşmanı cümleler kurması, küfretmesi ve itiraz ettiğimizde aynı cümleleri bize karşı sarf etmesi beni sinirlendiriyor. Aslında gerçek olmayan ve belki de inanmadıkları cümleleri internette gördüğü insanlar söylüyor diye tekrarlıyorlar. Sadece erkeklerin fikrini önemseyip yaşıt kız arkadaşlarını dinlemiyorlar. İnternette tükettikleri içerikler çok filtresiz oluyor. Bir arkadaşı bir kanaldan ya da videodan bahsediyor ve sorgulamadan o da izlemeye başlıyor. Hepsi kanal sahibinin fikirlerine benzer düşünceleri sahipleniyor. Aralarında iyi içerikler üretenler var ama onlar -en azından bizim sınıfta- diğerleri kadar popüler değil. Kadın öğretmenlerimiz de benzer durumlar yaşıyor.


Hürriyet

The post ‘Kadınlara sanki insan değilmiş gibi, bir oyundaki karakter gibi bakıyorlar’ first appeared on HepsiGündem.COM " Gündem,Güncel Haberler Burada ".

Okumaya devam et...
 
reklam
reklam
reklam
reklam
Geri
Üst