- Katılım
- 7 Ocak 2026
- Mesajlar
- 7,719
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 1
- Yaş
- 37
- Konum
- İstanbul
- Web sitesi
- www.hepsigundem.com
Cebimizden ayırmadığımız, hayatımızın âdeta merkezi hâline gelen o akıllı telefonların bir zamanlar sadece basit birer iletişim aracı olduğunu düşünmek bile bugün bize garip geliyor değil mi? Teknoloji dünyasını bugün avucunun içinde tutan dev markaların, milyonlarca kullanıcıya ulaşmadan ve sektörde fırtınalar estirmeden önce attıkları o ilk ve bazen de ürkek adımları hatırlamak, aslında kat edilen yolun ne kadar inanılmaz olduğunu net bir şekilde gösteriyor.
Gelin, modern iletişim çağının mimarları olan bu şirketlerin fabrikalarından çıkan, kimisi takoz kadar ağır kimisi ise devrim niteliğinde olan o ilk telefon modellerine ve hikâyelerine yakından bakalım.
Samsung’un efsanevi başlangıcı SH-100
Güney Koreli teknoloji devi Samsung, bugün katlanabilir ekranlardan yapay zekâ destekli modellere kadar piyasayı domine etse de bu yolculuk aslında 1988 yılında başladı. Markanın tamamen kendi tasarımı ve üretimi olan ilk cep telefonu SH-100, o dönemin şartlarına göre oldukça fütüristik bir adımdı. Seul Yaz Olimpiyatları zamanında piyasaya sürülen bu cihaz, bugünkü zarif Galaxy serisinin atası sayılıyor.
Elbette o zamanlar telefonlar cebe sığmaktan çok uzaktı ve daha çok bir tuğlayı andırıyordu ancak SH-100, Samsung’un mobil dünyadaki kararlılığını gösteren ilk somut kanıttı. Sadece bin veya iki bin adet sattığı söylense de bu model şirketin mühendislik cesaretini ortaya koyması açısından tarihe altın harflerle kazındı.
Apple ve oyunun kurallarını değiştiren iPhone 2G
Takvimler 2007 yılını gösterdiğinde Steve Jobs sahneye çıktı ve sadece bir telefon değil, internet iletişim cihazı ve bir iPod’u birleştiren devrim niteliğindeki ilk iPhone modelini, yani iPhone 2G’yi tanıttı. O güne kadar fiziksel tuşlara alışkın olan dünya, tamamen dokunmatik ekranlı bu cihazı ilk başta yadırgasa da Apple aslında akıllı telefon kavramını yeniden tanımlıyordu.
4.3.5 inçlik ekranı, sadece 2 megapiksellik kamerası ve uygulama mağazasının henüz olmaması bugün bize şaka gibi gelebilir ancak bu model, bugünkü modern akıllı telefon deneyiminin temelini atan, sektördeki tüm rakiplerini tasarım değiştirmeye zorlayan en ikonik başlangıçlardan biriydi.
Xiaomi’nin fiyat performans canavarı Mi 1
Diğer devlere kıyasla sektöre çok daha geç giren ama inanılmaz bir hızla yükselen Çinli teknoloji devi Xiaomi, ilk telefonu Mi 1 ile 2011 yılında kullanıcıların karşısına çıktı. Markanın bugün bildiğimiz “uygun fiyata yüksek donanım” felsefesinin ilk temsilcisi olan bu telefon, piyasaya sürüldüğü anda büyük bir ilgiyle karşılandı.
Çift çekirdekli işlemcisi ve o dönemin amiral gemisi telefonlarına kafa tutan teknik özellikleriyle Mi 1, Xiaomi’nin sadece bir yazılım şirketi olmadığını, donanım tarafında da ne kadar iddialı olduğunu kanıtladı. Sadece internet üzerinden satış stratejisiyle başlayan bu serüven, markanın bugün dünyanın en çok telefon satan şirketlerinden biri olmasının yolunu açtı.
Huawei’nin sessiz sedasız çıkardığı C300
Bugün fotoğrafçılık yetenekleriyle ön plana çıkan Huawei, cep telefonu pazarına 2004 yılında C300 modeliyle oldukça mütevazı bir giriş yapmıştı. O zamanlar akıllı özelliklerden yoksun, küçük ekranlı ve fiziksel tuş takımına sahip klasik bir “bar tipi” telefon olan C300, markanın telekomünikasyon altyapısındaki gücünü son kullanıcı cihazlarına taşıma isteğinin ilk meyvesiydi.
Şimdiki Mate veya P serisinin gösterişli dünyasından çok uzak olsa da Huawei bu modelle üretim kapasitesini ve global pazardaki potansiyelini test etmiş oldu. Dayanıklılığı ve basit yapısıyla bilinen bu ilk modeller, markanın adım adım zirveye tırmanacağı merdivenin ilk basamağını oluşturdu.
Tarihin babası Motorola DynaTAC 8000X
Cep telefonu tarihinden bahsedip de Motorola’yı anmamak olmaz çünkü aslında her şey onların cesaretiyle başladı. Markanın ve dünyanın ilk ticari cep telefonu olan Motorola DynaTAC 8000X, 1983 yılında piyasaya sürüldüğünde tam anlamıyla bir statü sembolüydü. Bugün cebimizde taşıdığımız cihazlarla kıyaslandığında neredeyse bir kiloya yaklaşan ağırlığı ve otuz santimetreyi bulan boyuyla o, gerçek bir “takoz” telefondu.
Şarjı sadece yarım saatlik konuşmaya yetiyordu ve tamamen dolması için on saat boyunca prizde kalması gerekiyordu. Yine de kablolara bağlı kalmadan sokakta yürürken telefonla konuşabilme özgürlüğü o kadar büyüleyiciydi ki binlerce dolarlık fiyat etiketine rağmen insanlar bu cihazı satın almak için sıraya girmişti.
Nokia’nın ağır siklet başlangıcı Mobira Senator
Sağlamlığıyla efsaneleşen ve “yere düşse yeri kırar” şakalarına konu olan Nokia, mobil iletişim dünyasına aslında bir el telefonuyla değil, bir araç telefonuyla adım attı. 1982 yılında piyasaya sürülen Mobira Senator, bugünkü anlamda yanınızda taşıyabileceğiniz bir cihazdan çok, arabaya monte edilen devasa bir radyo istasyonunu andırıyordu.
Yaklaşık on kilogramlık ağırlığıyla taşınabilir olmaktan çok uzaktı ancak o dönem için İskandinav mühendisliğinin zirvesi kabul ediliyordu. Nokia markası daha sonra Cityman ve efsanevi 3310 gibi modellerle ceplerimize girecek olsa da şirketin iletişim sektöründeki kökleri bu devasa ve ağır kutuya dayanıyor.
HTC ve Android efsanesinin doğuşu HTC Dream
Bugün eski popülaritesinden uzak olsa da akıllı telefon dünyasının şekillenmesinde HTC’nin rolü yadsınamaz. Özellikle Android işletim sisteminin dünyayla tanıştığı ilk cihaz olan HTC Dream (bazı pazarlarda T-Mobile G1 olarak bilinir), 2008 yılında piyasaya çıktığında büyük bir heyecan yaratmıştı. O dönem iPhone’un sanal klavyesine alışamayanlar için kayar kapaklı fiziksel bir klavye sunan bu model, Google’ın mobil işletim sisteminin potansiyelini gösteren ilk somut örnekti.
Biraz kaba tasarımı ve ilginç “çene” yapısıyla eleştirilse de HTC Dream, bugün Samsung veya Xiaomi gibi markaların kullandığı Android ekosisteminin temelini atan, tarihin en önemli mihenk taşlarından biriydi.
Sony’nin zarif dokunuşu Sony CM-H333
Japon teknolojisinin estetik temsilcisi Sony, Ericsson ile ortaklık kurup efsaneleşmeden çok daha önce, 1992 yılında kendi markasıyla telefon pazarına girmişti. Sony CM-H333 ya da popüler adıyla “Mars Bar”, o dönemin hantal telefonlarına kıyasla oldukça küçük ve şık bir tasarıma sahipti.
İsminden de anlaşılacağı üzere bir çikolata barını andıran boyutuyla dikkat çeken bu cihaz, Sony’nin taşınabilir ses sistemlerindeki (Walkman) başarısını mobil iletişime taşıma arzusunun bir sonucuydu. Anteni çekilip uzatılan, basit ama işlevsel yapısıyla bu model, Sony’nin tasarım konusundaki hassasiyetinin daha o yıllardan başladığını bize gösteriyordu.
Google’ın donanım dünyasına ilk adımı Nexus One
Yazılım devi Google, yıllarca iş ortaklarına Android sağladıktan sonra “işin doğrusu böyle yapılır” demek istercesine 2010 yılında ilk telefonu Nexus One’ı tanıttı. Üretimini HTC’ye yaptırsa da Google markasını ve vizyonunu taşıyan ilk safkan Android telefon buydu.
Fiziksel iztopu (trackball) ve dinamik duvar kâğıtlarıyla o dönem için oldukça havalı özelliklere sahip olan Nexus One, teknoloji meraklıları için üretilmiş özel bir cihaz gibiydi. Google bu modelle birlikte, donanım ve yazılımın tek elden çıktığında ne kadar akıcı bir deneyim sunabileceğini kanıtlamaya çalıştı ve bu vizyon bugün Pixel serisiyle devam ediyor.
Kaynak : Webtekno
The post Bugün Sektörü Kasıp Kavuran Markaların Ürettiği İlk Telefon Modelleri (Bazılarına Şaşıracaksınız) first appeared on HepsiGündem.COM " Gündem,Güncel Haberler Burada ".
Okumaya devam et...

