reklam
reklam
reklam
reklam

Güç mücadelesinde yeni perde: Alternatif blok çatırdıyor mu? Dünya onlardan haber bekliyordu

hepsigundem

Administrator
Yönetici
10
Katılım
7 Ocak 2026
Mesajlar
15,498
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Yaş
37
Konum
İstanbul
Web sitesi
www.hepsigundem.com
guc-mucadelesinde-yeni-perde-alternatif-blok-catirdiyor-mu-dunya-onlardan-haber-bekliyordu-0-t1lY6j9a.jpg



Orta Doğu’da yaşananlar, son yıllarda sıkça dile getirilen ‘çok kutuplu dünya’ tezini de yeniden tartışmaya açtı. Bu görüşe göre yükselen güçler, ‘Soğuk Savaş’ sonrası dönemde ABD’nin tek taraflı olarak kullandığı küresel üstünlüğü dengelemeye başlamıştı.

Çin’in üretim kapasitesi ve kritik tedarik zincirlerindeki hakimiyeti Washington’un ekonomik üstünlüğünü zorlarken, bölgesel orta güçlerin yükselişi de ABD’nin her coğrafyada tartışmasız etki kurmasını zorlaştırdı.

Ancak askeri kapasite söz konusu olduğunda ABD’nin hâlâ üstün konumunu koruduğu değerlendiriliyor. Hatta Trump’ın kısa sürede iki kıtada iki lideri devre dışı bıraktığı belirtiliyor: Venezuela’da Nicolas Maduro ve İran’da Hamaney. Sert güç kullanımında açık ve doğrudan bir çizgi izleyen Trump’ın yaklaşımı, ‘yumuşak ya da sakin güç’ ve ‘çok taraflılık’ vurgusuyla bilinen önceki dönemlerden belirgin şekilde ayrışıyor.



İranlı yetkililer, Hamaney ve yakın çevresinin güvenliğinin ‘katmanlı ve derin’ olduğunu savunuyordu. Güvenli evler ağı, izlenebilir iletişim teknolojilerinin terk edilmesi ve rejim içindeki sızıntıları engellemeye yönelik tasfiye operasyonları bu güvenlik mimarisinin parçalarıydı. Geçmiş örnekler, böylesi bir liderin hedef alınmasının uzun soluklu bir harekât gerektireceğini düşündürüyordu. 2011’de Libya lideri Muammer Kaddafi, NATO’nun yedi ay süren bombardımanının ardından yakalanarak öldürülmüştü. Ancak Washington’ın 15 yıl sonra çok daha kısa sürede sonuç aldığı belirtiliyor.



MOSKOVA VE PEKİN UZAKTAN İZLİYOR

Yaklaşık 20 yıldır Çin ve Rusya, ABD hegemonyasına karşı küresel bir denge oluşturma arayışındaydı. Ancak İran’daki gelişmeler, Moskova ve Pekin’in bölgesel müttefiklerini koruma kapasitesinin sınırlarını gözler önüne serdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hamaney’in ölümünün ardından “derin başsağlığı” mesajı yayımlayarak bu ölümü “insan ahlakının ve uluslararası hukukun tüm normlarını ihlal eden acımasız bir cinayet” olarak nitelendirdi ve seçkin bir devlet adamının kaybından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

guc-mucadelesinde-yeni-perde-alternatif-blok-catirdiyor-mu-dunya-onlardan-haber-bekliyordu-1-EM9l1GsC.jpg


Ancak Moskova’nın tepkisi diplomatik açıklamalarla sınırlı kaldı. Pek çok uzmana göre bu tablo, Rusya’nın müttefiklerine doğrudan askeri koruma sağlayamadığını ortaya koydu.

ÇİN VE RUSYA İÇİN STRATEJİK SINAV MI?

Öte yandan Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Putin yönetimi, gelişmeleri yakından izliyor. İran’ın düşüşü, Pekin ve Moskova’nın küresel erişim kapasitesine dair soru işaretlerini de artırmış durumda.

The Telegraph’ta yer alan bir habere göre, Rusya’nın İran’a S-400 hava savunma sistemi ve Suhoy Su-35 savaş uçakları gibi stratejik sistemleri sağlamaktan kaçındığı; daha çok eğitim jetleri ve omuzdan atılan füzeler gibi sınırlı destek vaat ettiği belirtiliyor.

guc-mucadelesinde-yeni-perde-alternatif-blok-catirdiyor-mu-dunya-onlardan-haber-bekliyordu-2-lIcB1AQh.jpg



Çin’in balistik füze yakıtı konusunda teknik destek sunduğu iddia edilse de bunun caydırıcılık açısından belirleyici olmadığı ifade ediliyor. Öte yandan İran, Çin’e günlük yaklaşık 1,4 milyon varil petrol ihraç ediyor; bu miktar Çin’in toplam tüketiminin yaklaşık yüzde 9’una karşılık geliyor.
Dolayısıyla Tahran’daki istikrarsızlık, Pekin açısından ekonomik risk anlamına da geliyor. Yine The Telegraph’ta yer alan değerlendirmelere göre Washington kesin bir sonuç elde ederse, Çin-Rusya-İran-Kuzey Kore hattında şekillenen gayriresmî blok ciddi bir itibar kaybı yaşayabilir.

Ancak olası bir çıkmaz, yüksek ve bölgesel istikrarsızlık, Moskova ve Pekin’e yeni manevra alanları açabilir. İran’daki gelişmelerin seyri henüz tam olarak netleşmiş değil. Ancak ilk aşama, askeri gücün küresel siyasette belirleyiciliğini bir kez daha gündeme taşıdı. Orta Doğu’nun geçmiş deneyimleri ise kesin sonucun ilan edilmesi için erken olabileceğini gösteriyor.

guc-mucadelesinde-yeni-perde-alternatif-blok-catirdiyor-mu-dunya-onlardan-haber-bekliyordu-3-IGPj1S8D.jpg



‘RUSYA VE ÇİN’İN İRAN İLE ORGANİK BAĞLARI VAR’


İki ülkenin tutumunu İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hazar Vural’a danıştığımda, Moskova ve Pekin’in Tahran ile stratejik iş birliği anlaşmaları bulunduğunu ve bu anlaşmaların geçtiğimiz yıl yenilendiğini hatırlatarak, mevcut tabloya daha geniş bir perspektiften bakılması gerektiğini vurguladı.
Rusya ve Çin’in tutumunun yalnızca İran’la olan ilişkiler çerçevesinde ele alınamayacağını belirten Dr. Vural, “Bu iki gücün İran’daki son durumlara yaklaşımını hem kendi iç dinamiklerine göre hem de küresel hegemonya mücadelesi içerisinde değerlendirmek gerekiyor” dedi.

Rusya’nın Ukrayna savaşı devam ederken farklı jeopolitik dengeleri de gözettiğine dikkat çeken Dr. Vural, “Rusya’nın Ukrayna’daki savaşın ötesinde İsrail ile olan organik bağları var. Aynı şekilde Çin’in de İsrail ile stratejik yatırımları, liman girişimleri ve ticari bağları söz konusu” ifadelerini kullandı.

guc-mucadelesinde-yeni-perde-alternatif-blok-catirdiyor-mu-dunya-onlardan-haber-bekliyordu-4-LQvFiiUZ.jpg


ÇİN VE RUSYA’NIN İRAN İÇİN DOĞRUDAN BİR SAVAŞA GİRMESİ GERÇEKÇİ BİR BEKLENTİ Mİ?

Küresel güç mücadelesinin belirleyici olduğuna işaret eden Dr. Hazar Vural, “Her ne kadar Tahran ile stratejik anlaşmaları olsa da hem Rusya hem Çin öncelikle kendi ülkelerinin çıkarlarını düşünmek zorunda. ABD ile süren küresel hegemonya mücadelesi bu tabloda belirleyici unsur” değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası sistemde düzen tartışmalarının arttığını belirten Dr. Vural, “Münih Güvenlik Konferansı’nda pek çok Avrupalı lider de artık bir düzenin olmadığına vurgu yapıyor. Şu an dünya tam anlamıyla realist bir düzen içerisinde ve her aktör tek başına hayatta kalmaya çalışıyor” dedi.

Çin ve Rusya’nın İran için doğrudan bir savaşa girmesinin gerçekçi bir beklenti olmayacağını ifade eden uzman isim, “Moskova, Pekin ve Washington arasındaki üçlü küresel hegemonya mücadelesi devam ederken, Çin’in ve Rusya’nın İran için savaşa girmesini beklemek çok yanlış bir beklenti olur. Ne söyledikleri kadar ne yaptıkları da elbette önemli” şeklinde konuştu.

İRAN’DA SÜRECİN UZAMASI HALİNDE DENGELER NASIL ŞEKİLLENİR?

Dr. Hazar Vural, İran’da olası bir iç karışıklığın ya da sürecin uzamasının küresel dengelere etkisini değerlendirdi. Dr. Vural, İran’da yaşanabilecek uzun süreli bir istikrarsızlığın Moskova ve Pekin açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirterek, “Çin’in İran ile ciddi bir petrol alışverişi var. Bunun yanında iki ülke arasında Asya’da önemli bir ticaret rotası mevcut. Dolayısıyla İran’daki istikrarsızlık Pekin açısından doğrudan ekonomik bir risk anlamına gelir” ifadelerini kullandı.

Konuyu Rusya açısından da değerlendiren Dr. Vural, iki ülke arasındaki tarihsel bağların derinliğine dikkat çekerek, “Rusya ile İran’ın tarihsel ilişkileri oldukça derin ve kuvvetli. Özellikle Ukrayna savaşı sürecinde Rusya’nın İran’a karşı büyük bir minneti söz konusu” diye konuştu.

Ancak uluslararası ilişkilerde ittifakların sınırlarının iyi okunması gerektiğini vurgulayan Dr. Vural, “Hiçbir ikili ya da çoklu ilişkiyi Washington ile Tel Aviv arasındaki ilişki gibi değerlendirmemek gerekiyor. Ancak vurgulanması gereken en önemli nokta, Rusya ve Çin’den bir korumacılık beklentisinin olmaması gerektiğidir. Zaten İran’ın da böyle bir beklentisi yok” dedi.

guc-mucadelesinde-yeni-perde-alternatif-blok-catirdiyor-mu-dunya-onlardan-haber-bekliyordu-5-EQsfW3Vg.jpg



İRAN’DAKİ BELİRSİZLİK UZARSA KİM NE KAYBEDER, KİM NE KAZANIR?


Asya’daki üç büyük aktörün karşısında ortak bir ABD bulunduğunu ifade eden Dr. Hazar Vural, şöyle devam etti:

“Şu an Asya’yı zorlayan bir ABD var. Çin’le karşılaşmaya gitmek için Rusya’yı NATO ile birlikte beş yıldır yıpratma savaşında tutan bir ABD de var. İran’ı uzun yıllardır zorlayan ve son aşamada sıcak savaşa giren yine ABD… Özetle Çin’in ticari yatırımları ve kaygılarını düşündüğümüzde, başta Çin olmak üzere dünyanın kalbi dediğimiz Batı Asya, Orta Doğu ve Körfez çevresinde uzun süreli bir istikrarsızlık kabul edilmeyecektir. Bu durum ABD’yi de zorlar.”

Dr. Vural, çatışmaların kısa vadede sürebileceğini dikkat çekerek, “Bu savaş bir süre devam edecek ama çok uzun süre devam etmesi bütün dünya açısından negatif sonuçlar doğurur” diye konuştu.

guc-mucadelesinde-yeni-perde-alternatif-blok-catirdiyor-mu-dunya-onlardan-haber-bekliyordu-6-ezasKwR9.jpg


‘SİLAH ÜRETİCİLERİ VE SATICILARI BUNDAN CİDDİ ŞEKİLDE FAYDA SAĞLAYACAK’

Dr. Hazar Vural, küresel çatışma ortamlarının ekonomik ve stratejik boyutuna dışında farklı bir noktaya da dikkat çekti:

“Bir taraftan silah satıcıları ve silah üreticisi devletlere baktığımızda, şu anda konuştuğumuz ülkelerin en önde gelen aktörler olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla dünya genelinde artacak çatışma ortamı yeni savaşlardan küresel piyasaları etkileyecek, enflasyonu yükseltecek ama silah üreticileri ve satıcıları bundan ciddi şekilde fayda sağlayacak.”

Vural, bu perspektifin uluslararası ilişkiler analizlerinde sıkça göz ardı edildiğini belirterek, “Bence öne çıkarılması gereken detaylardan biri de bu” ifadelerini kullandı.


Hürriyet

The post Güç mücadelesinde yeni perde: Alternatif blok çatırdıyor mu? Dünya onlardan haber bekliyordu first appeared on HepsiGündem.COM " Gündem,Güncel Haberler Burada ".

Okumaya devam et...
 
reklam
reklam
reklam
reklam
Geri
Üst